Ana Sayfa / Ana Sayfa / Ağrı kesici nedir ? Nasıl kullanılır ?

Ağrı kesici nedir ? Nasıl kullanılır ?

Millet olarak ağrı kesicileri kullanan ve kullanmayı gerçekten alışkanlık haline getiren bir milletiz. İşte bu noktada ağrı kesicilerin faydaları, vücuda olan olası riskleri ve zararlarını sorgulamak gerekiyor. Ağrı kesiciler doğru kullanıldıklarında gerçekten hayatı daha yaşanabilir kılmanın bir yardımcısı olabilirken, yanlış ve aşırı kullanım durumlarında ölümcül sağlık risklerini de beraberinde getirebiliyor.

İsviçre’de yapılan araştırmaya göre, bazı ağrı kesicilerin düzenli kullanılması kalp krizi ve felç riskini 2 ila 4 kat artırabiliyor. İsviçre’den bir grup bilim insanı tarafından yapılan araştırma özellikle, aspirin gibi tıp dilinde “steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar” olarak bilinen ilaç grubunu ele alıyor. Toplamda 115 bini aşkın hastayı kapsayan 31 ayrı klinik denemeyi ele alan araştırma grubu bulgularını rapor olarak yayımladı. Buna göre, tıp dilinde “steroid olmayan anti-inflamatuvar ilaçlar” olarak adlandırılan ve en yaygın kullanıma sahip ağrıkesiciler kalp krizi ve felç riskini 2 ila 4 kat artırabiliyor.

Durumun özellikle de kireçlenme, romatizma gibi kronik hastalıklar nedeniyle düzenli ağrı kesici kullanan ve belirli bir yaşın üzerindeki hasta grubu için daha kritik olduğu belirtiliyor. Aspirin ve “ibuprofen” gibi çok sık başvurulan ilaçlar da bu grupta yer alıyor. Uzmanlar ara sıra başvurulan ağrıkesicilerin benzer bir risk yaratmadığının altını çiziyor. Kronik bir hastalık nedeniyle sürekli ağrı kesici kullanmak durumunda olan hastaların ise doktorlarına başvurarak ilaç hakkında bilgi almaları öneriliyor.

Ağrı kesiciler hakkında yanlış bilinenler;

Markalı ağrı kesiciler direkt olarak belirli ağrıları hedefliyor ve sıradan ağrı ilaçlarından daha iyi işliyor.

Gerçek: Aspirin, parasetamol ve ibuprofen gibi sadece 3 tane reçeteyle satılmayan ağrı kesici var. Fakat ilaç şirketleri bu jenerik (fiyatlarının içine pahalı reklam ve ambalaj giderleri girmemiş olan büyük marka adlarınınkine benzer ürünler) ilaçları, adet sancısı, migren ve siyatik gibi belirli ağrıları hedefleyen ilaçlar olarak yeniden tescil etti ve paketledi. Bazı ilaçlarda, etkisinin artması için kafein kullanılıyor. Fakat, Regan’a göre, sıradan tabletler ve bir fincan kahve daha çok işe yarıyor.

Vücudunuzu zararlı toksinlerden temizleme, sizin yeniden canlanmanıza ve yenilenmenize yardım ediyor.

Gerçek: Çeşitli detoks ürünleri satan şirketler, her zaman zararlı toksinlerin gerçekte ne olduğu hakkında çok şüpheli konuşuyorlar. Prof. Regan, “Normalde, sağlıklı karaciğer ve böbrekler zaten günlük metabolik toksinlerinden kurtuluyorlar. Ve eğer siz makul bir beslenme modeli uygularsanız, zararlı toksinlerden kurtulmak için başka bir şeye gerek kalmaz” dedi.

Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Algoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sacit Güleç, gelişen metotlar sayesinde artık ağrıyla baş başa kalmak zorunda olunmadığını belirterek, ”Ağrı kliniklerine başvurulduğunda ağrınızdan kurtulmanızı sağlayabiliriz. Ama bunun için geç kalmayın” dedi.

Mersin’de, ”Ağrı Tedavilerine Güncel Yaklaşımlar” konulu toplantı yapıldı. Prof. Dr. Güleç, toplantıda yaptığı sunumda, toplumda yaşanan sağlık sorunlarının başında ağrıların geldiğini söyledi. Ağrıların baş veya mide gibi farklı bölgelerde hissedildiğini anlatan Güleç, sürekli yaşanır hale gelen ağrıların ”kronik ağrı” olarak adlandırıldığını, bunların zaman zaman kişilerin yaşam kalitesini düşüren bir nitelik kazandığını vurguladı.
Ağrılardan kurtulmanın yollarının aranması gerektiğini dile getiren Güleç, şöyle devam etti:
”Ağrı ilerlediği zaman, ağrıyı tedavi etmek hastalığı tedavi etmekten daha güç bir hal alıyor. Hatta bazen hastalık ortadan kalkmış olsa bile ağrılar devam edebiliyor. Bu yüzden artık ağrı ile ilgili olarak çok farklı gelişmeler kaydedildi. Bunların değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum.”

Ağrı kesicilerin etkisi olmaz ise ; 
Ağrılarla mücadele kapsamında ilk etapta ağrı kesici olarak bilinen ilaçların kullanıldığını hatırlatan Güleç, bunların yarar sağlamadığı durumlarda ”gelişen tıp sayesinde umut aranabileceğini” kaydetti. Günümüzde çeşitli görüntüleme yöntemleri altında iğne ve elektrotlarla ağrıları yaratan sinirlere ulaşılabildiğine dikkati çeken Prof. Dr. Güleç, ”Bu sayede o sinirleri düzenleyici ve yarattığı sıkıntıların önünü kesici bir takım müdahalelerde bulunabiliyoruz. Bu sayede de ağrıdan kurtulunabiliyor. Yani artık ağrıyla baş başa yaşamak zorunda değiliz. İlgili birimlere başvurulduğunda ağrınızdan kurtulmanızı sağlayabiliriz. Ama bunun için geç kalmayın” diye konuştu.

Ağrı ile mücadelenin uzun yıllardır insanlığa hizmet ettiğini ancak yeterince bilinmediğini bildiren Güleç, ağrı çeken insanların zaman kaybetmeden ağrı kliniklerine başvurmasını önerdi.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Algoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hayri Özbek ise ağrı kesici ilaçların ”iyi bir ilaç grubu olduğunu” ancak belirli durumlarda kullanılması gerektiğini vurguladı. Ağrı kesicilerin düzensiz kullanılmaması gerektiğine işaret eden Özbek, ”Ağrıyı kontrol etmek mümkün. Ancak yeter ki doğru metot tercih edilsin” dedi.

   

   

(Visited 590 time, 1 visit today)

Bir makale daha?

Her Derde Deva: Bitki Çayları

Genel olarak tatları açısından pek tercih edilen bir içecek alternatifi olmasa da bitki çaylarının faydaları …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.