Ana Sayfa / Ana Sayfa / Fast Food ve Zararları

Fast Food ve Zararları

Kentleşme, kadının iş hayatına dahil olması, yoğun çalışma temposuyla birlikte insan hayatına giren fast-food tarzı beslenme alışkanlığı, obeziteden vitamin eksikliğine, kanserden uykusuzluğa kadar pek çok fiziksel rahatsızlığa davetiye çıkarıyor.

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte hızlı hazır yemek sisteminin, artık ister istemez vazgeçilmez hale geldiğini ifade eden beslenme uzmanları, “Fast-food tarzı beslenme sürekli seçim değil, ara sıra yaptığınız bir kaçamak olmalıdır.” uyarısında bulunuyor.

Zeytinyağlılardan kızartmalara, çorbalardan tatlılara kadar birbirinden farklı yüzlerce yemek çeşidine sahip olan Türk mutfağı ‘fast-food’dan büyük zarar görüyor. Yemek yemeyi adeta bir tören havasına sokan Türk beslenme geleneği, hamburger, pizza, lahmacun ve pide-kebap tarzı karşısında her geçen gün yok oluyor. Sağlık Bakanlığı, hazırladığı bir raporla gittikçe yaygınlaşan ayaküstü beslenme alışkanlığı konusunda vatandaşlara çeşitli önerilerde bulundu. Buna göre bir öğün fast-food yeniyorsa günün diğer öğününde mutlaka besin seçiminde dikkatli olunmalı. Günlük beslenme de daima üç öğün şekilde gerçekleştirilmeli.

Bakanlık ayrıca fast-food restoranlarının ‘çocuk mönüleri’ adıyla küçükleri de hedef aldığını vurgulayarak, bu konuda dikkatli olunmasını istedi. Sağlık Bakanlığı’nın beslenme önerilerine göre, daha çok fırında pişmiş ve ızgara besinler ya da vejetaryen burgerler tercih edilmeli. Et sandviçlerinin yanı sıra tavuklu ve balıklı sandviç seçeneklerine ilgi gösterilmeli. Salata soslarının da yağı azaltılmalı. Fast-food yiyeceklerle birlikte bol bol meyve ve taze yeşil sebze ile yağsız süt-yoğurt tüketilmeli. Pizza hamurları da tam buğday unundan hazırlanmalı.

Türkiye’de en çok tüketilen fast-food türü yiyecek içecekler arasında simit, tost, döner, lahmacun, pide, hamburger çeşitleri, soğuk sandviçler, pizza, kızarmış patates, kızarmış parça tavuk, balık-ekmek, kolalı içecekler, çay ve kahve yer alıyor. Fast-food ürünleri, hız, ucuzluk, el altında olmak gibi nedenlerden dolayı daha çok tercih ediliyor.

Sağlık Bakanlığı’nın hazırladığı rapora göre fast-food ürünlerindeki yağın çoğu hayvansal kaynaklı olup, çoğunlukla doymuş yağ asiti içeriyor. Bu da başta koroner kalp hastalıkları ve kanser olmak üzere birçok tehlikeli hastalık için risk oluşturuyor.

Yağda kızartmadan özellikle kaçının

Izgara yaparken yüzey kısımlarına gelen ateş çok yüksek olmamalı, pişirilirken et ile ateş arasında 10-15 cm’lik mesafe bulunmasına dikkat edilmeli.

Derin yağda kızartma yöntemine fast-food restoranlarda sıkça başvuruluyor. Bu yağlar 10-12 saat boyunca kullanıldığı için fiziksel değişikliklere uğruyor. Bu da kızartma sırasında kanser yapıcı nitroz bileşiklerinin oluşumunu artırıyor.

Fast-food beslenme şeklinde kolalı içecekler, çay ve kahve sıklıkla tüketiliyor. Aşırı kafein alımı sonucunda sinirlilik, huzursuzluk, uykusuzluk ve kan basıncında yükselme gibi durumlara neden oluyor.

Ayaküstü beslenmede yiyeceklere renklendiriciler, aroma artırıcı maddeler, tatlandırıcılar ve antimikrobiyal maddeler katılıyor. Bu katkı maddeleri uzun dönemde kanser riskini artırıyor.

Bir öğün fast-food yaklaşık bin 500 kilo kaloriye yakın enerji içeriyor. Ancak bu yüksek enerjinin yüzde 50-60’ı yağlardan geliyor.

Tavuk ve balık ürünleri, fast-food restoranlarda en iyi seçenek olarak düşünülüyor. Fakat bu ürünler sığır eti ve diğer kırmızı etlere kıyasla daha az kalori ve yağ içermelerine karşın, pişirme tekniklerinden dolayı yüksek miktarda yağ emiyor.

(Visited 775 time, 1 visit today)

Bir makale daha?

B12 Vitamin Eksikliği Nedir?

Kobalamin olarak da bilinen B12 vitamini kırmızı kan hücrelerinin üretilmesini sağlayan ve aynı zamanda beyin …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.