Ana Sayfa / Diyet / Zayıflama hapı ve Zararları

Zayıflama hapı ve Zararları

Zayıflama hapı söz konusu olduğunda sorgulanması gereken konu etkinliğinden ziyade sağlıklı olup olmadığıdır. Şunu kabul edelim ki diyet hapı üreticileri ürettikleri ilacların yan etkinlerini göz ardı edip, ilacın size kaç kilo verdireceği ile övünürler. Kısacası, diyet hapı kullananların çoğu, yan etkileri göz ardı ederek hayatlarını tehlikeye atmaktadırlar.

Phenylpropanolamine ve Kafein:
Birçok zayıflama hapı, sağlıklı ve zararlı ilaç kombinasyonları içerir. Genellikle, iştah bastırmak için phenylpropanolamine ve kafein ihtiva edilir.

Phenlpropanolamine, merkezi sinir sistemini uyarır ve vücut üzerinde birçok etkiye sahiptir, örneğin iştahı kontrol eder. Bu yüzden çoğu diyet hapı bu maddeleri içerir. Kafein de benzer özelliklere sahiptir ve kişiyi tetikte ve uyanık tutar.

Zayılama hapı sayesinde kilo kaybı olduğu açtığı aşikardır, ama birçok sağlık uzmanı bu konuyu derinlemesine araştırmaktadır. Son zamanlarda, phenylpropanolaminenin, yüksek kan basıncı, bulantı, huzursuzluk, anksiyete, uykusuzluk, sinirlilik ve hatta halüsinasyon gibi ciddi yan etkilere neden olduğunu gösteren bulgular elde edilmiştir. Benzer şekilde, kafein de, kişinin kan dolaşımını etkiler ve kan basıncı üzerindeki etkileri tahmin edilemez. Obez bireyler, zaten hipertansiyon riski taşıyan kişilerdir.

Laksatifler (müshil) ve diüretikler

Piyasaya çıkan bazı diyet hapları, laksatif (müshil) ve diüretik içerir. Bu maddeler sadece hayati vücut sıvılarını azaltarak kişinin vücudunu zorlar. Hayati sıvılar sindirim ve boşaltım sistemi sürecinde kaybolur ve böylece vücudunuz su tutmaya başlar. Bunun neticesinde, şişkinlik oluşur. Bu şişkinlik kendinizi daha şişman hissettirir ve daha fazla kilo verme ihtiyacı hissedersiniz.

Uzun süreli müshil kullanımı kramplar, şişkinlik, bulimia, anoreksi, şiddetli karın ağrısı, dehidratasyon, gaz, bulantı, kusma, elektrolit bozuklukları, kronik kabızlık gibi rahatsızlıklara neden olur ve müshil kullanımı sona erdiğinde, farklı etkiler ortaya çıkar. Laksatifler sadece düzensiz bağırsak hareketlerini düzeltmek için kullanılmalıdır, aksi takdirde sadece sorunlara neden olmaktadırlar.

Aynı şekilde, kalp aritmileri ve baş dönmesine neden olan diüretikler, diyet haplarının çok tehlikeli bir bileşenidir. Ayrıca, dehidrasyon, vücutta içinde elektrolit dengesizliği nedeniyle organ hasarına neden olur. Vücut daha fazla su kaybına karşı kendini korumak için, yine, daha fazla su tutmaya başlar ve kişi eskisinden de daha kilolu hisseder.

Sonuç:
Şimdiye kadar, hiçbir hap ya da yapay diyet takviyesi, düzenli egzersiz ve doğru beslenmenin yerini tutamamıştır. Eğer kilo vermek istiyorsanız, amacınız öncelikle sağlıklı bir vücuda sahip olmak olmalıdır, hasarlı bir vücuda değil. Yanıltıcı diyet reklam kurbanı olmayın ve kilo kaybı için “hızlı kilo” sloganlara kanmayın. Unutmayın önce sağlık.

   

   
(Visited 139 time, 1 visit today)

Bir makale daha?

Ağız Kokusu Nedenleri

Beslenme sonrasında ya da sabah uyandığımızda ağzımızda meydana gelen koku fizyolojik ağız kokusu olarak adlandırılmaktadır …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.